İran Görüşmelerinde Uzatmalar Kimin İçin?
Sema KALAYCIOĞLU
Prof. Dr. Sema KALAYCIOĞLU
Yayın Tarihi : 3.7.2015
İran Görüşmelerinde Uzatmalar Kimin İçin?
P5+1 ve İran arasındaki nükleer görüşmelerin son tarihi uzatıldı. Aslında dünya bu yılan hikayelerinden bıktı. Onun için kimin umurunda bilemiyorum. Ama sonuçları önemli olan muhtemel bir uzlaşma için bir hafta daha beklemeye değer. İş ki uzlaşma olsun. Ya olmazsa? İşler “eski hamam eski tas; Üstelik tellaklar bile değişmeden” teşbihi ile alışıldığı gibi devam eder. Tabii asıl sıkıntıyı çeken İran halkı olunca, yine kimin umurunda? Ama iş geniş İran coğrafyasına biran önce girmeyi düşleyen ve bundan  medet uman Batı’lı iş çevreleri için de önemli. Bu husus kendi başına  uzlaşmayı destekleyecek bir etken.

Zarif bir  Yorum
İran Dışişleri bakanı Cevat Zarif, verilen ek sürenin İran için değil, P5+1 in Batı’lı kanadı için olduğunu, kendilerinin tüm kartları masaya zaten koyduklarını açıkladı. İlk etapta bu açıklamada makul bir taraf olduğunu düşünmek yanlış olmaz. Eğer İran yaptırımları bir hafta sonra alınacak kararı müteakkip kaldırılacaksa, bunun dünya ekonomisi üzerinde  önemli bir etki yaratması kaçınılmaz. İlk etkiyi herhalde vadesiz ve vadeli doğal gaz ve petrol fiyatları üzerinde göreceğiz. Bir fiyat gevşemesi zincirinin olumlu etkileri yadsınamaz. Ama bu petrol ve doğal gaz piyasalarında faaliyet gösteren dev şirketler için kardan zarara geçiş olacaksa ve en önemlisi diğer doğal gaz ve petrol üreticisi ülkeleri de etkileyecekse muhtemel bir anlaşmanın önünde kimlerin engel teşkil ettiğini anlamak da zor olmaz.

Emtia piyalarında da hareket beklenmeli. Örneğin Güney Afrika, İran’ın parasını ödediği 4.2 milyar dolarlık altın sevkiyatına başladı bile. Bu da olumlu bir gelişme. Demek ki yaptırımlar şimdiden efektif olarak kalkmaya başladı. Bu kendi başına  SWIFT açılmazdan önceki bir adım. 
Yaptırımlar hangi sıra ile kaldırılacak? Bunlar banka ve borsa işlemleri kanalı ile döviz piyasalarını nasıl etkileyecek sorusu da ayrı bir konu. SWIFT ve transferlerin rahatlaması kadar, İran’ın dondurulmuş varlıklarının kullanıma amade haline getirilmesi, sonbahar itibarı ile beklenen FED sıkılaştırmalarına karşı, daralması beklenen dünya piyasalarına can suyu gibi  gelebilir. Bunu da unutmamak gerekir.Bu bağlamda, İran yaptırımlarının kaldırılmasını pek çok yeni sanayileşen ülke de istemeli, dardaki, dar boğazdaki Yunanistan da.

Lider Ruhani’nin 5 Yıllık Planı
Bu arada Ruhani evvelsi gün İran için 2016-2021 dönemini kapsayacak olan bir 5 yıllık kalkınma planı açıkladı. Yıllık %8 büyümenin öngörüldüğü planda, yabancı yatırımcıya gösterilen itibar akıllara seza. Plan, İran’ın önümüzdeki yıllardaki ihtiyaçlarını bu açıdan gözetmekle kalmıyor, ülkenin IT altyapısını güçlendirmek için tasarımlar sıralıyor.

Gelin görün ki planın alt başlıklarında P5+1 in Batı kanadının kanını beynine sıçratacak, adeta nispet yapar gibi yazılmış kurgular da var. Bunlardan biri balistik füze imalatı ile ilgili. Savunma sanayiine GSYİH ın %5 ini ayrılacağı ifade edilirken, modern silah sanayi yatırımlarından ballandıra ballandıra sözediliyor. İran bunlarla ne yapacak? Kime satacak veya saldıracak? Hemen akılları kurcalayan ilk sorular. Bırakınız müzakere masasından sigara içmek için ayrılan ABD ve diğerlerini, Körfez’in küçük ve zengin ülkeleri ile İsrail bu işe ciddi bir endişe ile bakıyor.
Ayrıca bütün bunlarla, adeta P5+1 ve özellikle sıkı pazarlıkçı Batı’lı üyelerini uzlaşmadan caydırmak ister gibi davranan İran, ASEAN ve özellikle Güney ve Güney Doğu Asya’da Hindistan ve Çin  ile sıkı işbirliğine gitmek istediğini plana yazmış. Yani “siz bilirsiniz. Bu bizim yeni koşullarımız. Siz yoksanız yola Hindistan ve Çin ile devam ederiz” demek istemiş. 

P5+1 in Geçirdiği Metamorfoz
Bu arada bizim bilindik P5+1, grubun kendi içindeki öncelik ve çıkar farklılıklarını yansıtır biçimde isim ve dayanışma safı değişikliğine gitmekte. Kendilerine E3+3 demeye başladılar bile. E3 eşittir Almanya, Fransa ve İngiltere. Ayrı tutulan 3 güzelse ABD, Rusya ve Çin. Tabii ABD nin diğer 2 si ile ortak paydası pek yok. Yine de onlar aralarındaki farklar üzerinde anlaşabilirlerse, işler kolaylaşabilir. E3 ise İran ile uzlaşmaktan en çok yararlanacak grup. Nitekim hepsi İran’a yatırım hayalleri ile sınır kapılarında beklemede. Bir Fransız özel şirket, İran ile demiryolu istasyonları inşa etmek ve tarihi dokuyu bozmaksızın restorasyon yapmak için ön anlaşma imzaladı bile.

Ruhani Lider’in Tutumu Nasıl Olmalı?
Bütün bu ince hesaplar, tilkileri, kuyrukları birbirine değmeden döndürüp dururken, Nükleer gözetmen Uluslararsı Atom Enerjisi Kurumu(IAA) İran’ın uzlaşma ve işbirliğine hazır olduğu açıklamalarını yapıyor. Buna karşılık,  Ruhani lider Hamaney, Viyana, Natanz, Buşehr ve özellikle Tahran üzerinde adeta “Kum” fırtınaları estirmeye devam ediyor. Bunun ek olumsuzluklarını İran yaşamazsa, Kum’dan alacağı ruhani destek ve ilham ile teknik ayrıntılarda ve İran’ın geleceğe matuf planlarında daha sağduyulu olabilir.

 İran küresel ekonomiye, teknolojiye, küresel kültüre ve sanata yeniden ve hızla entegre olmalı. Artık İran halkı sıkıntı çekmemeli. İran ile işbirliği İran için de dünya için de, Orta Doğu için de  iyi olur. Tabii hiç bir tehdid algılaması yaratılmaması koşulu ile. Umut Temmuz 7 veya 9 a yön gösteriyor. Hayal kırıklığı olmaması dileğimiz.
Diğer Yazıları
© 2018 TASAM Tüm hakları saklıdır.
Developer KILIC