Perikles'in Dönüşü
Dr. Nejat TARAKÇI, Jeopolitikçi ve Stratejist
Dr. Nejat TARAKÇI, Jeopolitikçi ve Stratejist
Yayın Tarihi : 28.1.2015
Perikles'in Dönüşü Yunan halkı Çipras’ın partisine oy vererek Perikles’in yaptığı gibi, 2500 yıl sonra siyaseti yeniden insan odaklı, siyasileri de yeniden erdem ve vatanseverliğin merkezine davet etti. Halkın mesajı gerçekleşebilirse, bu değişim Fransız Devrimini dahi geride bırakabilir. Çünkü Fransa’da halk krala meydan okumuştu. Yunanistan’da halk Çipras’ın şahsında yaklaşık 150 yıllık dünya ekonomik ve politik sistemine meydan okuyor. Çipras’ı Perikles’e benzetmek için çok neden var. Daha doğrusu Çipras Perikles olmak zorunda gibi gözüküyor. Önce Perikles’i kısaca tanıyıp Yunan halkının yeni devrimini daha sonra analiz edelim. “Thukydides’e [1] göre  ‘Atinalıların birincisi’  olan Perikles,  kişiliğinde büyük devlet adamını tanımlayan,  birbirine bağlı dört  ‘erdem’i bir araya getirir. Zeki’dir: yani bir siyasal durumu çözümleme, olayı tam olarak önceden görme ve buna bir eylemle karşılık verme yeteneği vardır.  Ne zaman Halk Meclisi önünde konuşsa,  önder tacını çıkarıp ayaklarının dibine bıraktığı,  onu ancak herkesin onayıyla yeniden başına koyduğu söylenir.  Dilinde yıldırım vardır, derler.  Üçüncü erdemi en katıksız yurtseverliğidir:  Ona göre hiçbir şey yurttaşlarının çıkarından, Atina siyasetinin şerefinden önce gelmez. En sonu, o kesinlikle çıkarını gözetmez.[2]
 
Yeni Değişimin Olası Boyutları
Öncelikle Yunanistan jeopolitik parametreler bakımında kolay yönetilebilir, toparlanabilir bir ülke. Nüfusu az, sanayi ile kirlenmemiş, verimli ve çeşitli güzelliklere sahip ana karası ve muhteşem adaları ile Ege ve Adriyatik var. Dünya medeniyetini kuran bir geçmişi var. Ataları hala evrensel düşünce ve buluşları ile dünyaya yön vermeye devam ediyorlar. İyi eğitilmiş ve milliyetçi bir halka sahip. Üstelik bu halk son derece dindar ama bir o kadar da milliyetçi ve onurlu. Yunan deniz ticareti yaklaşık 350 milyar dolarlık dünya taşımacılık pastasının yaklaşık % 15’ni alıyor. Sadece Rodos Adası’nın 2013 turizm geliri yaklaşık 6 milyar dolar.[3] AB üyeliği sonrasında Yunanistan’ın aldığı yardımları iyi yönetemediği siyasilerin kendi çıkarları uğruna halkı ihmal ettikleri biliniyor. Diğer taraftan kamu görevlilerinin uzun yıllar normalüstü maaş ve ikramiyeye alıştırıldıkları gerçeği var. O nedenle bu kesim ve aileleri için son beş yıldan bu yana devam eden kriz, onların acılarını daha da artırdı.  Çipras’ın adaletli, dürüst, eşitlikçi ve rasyonel bir ekonomik yönetimle 11 milyon Yunanlıyı huzur ve refaha kavuşturması, onlara sağlayacağı isteklendirme ile iki yıl içinde daha güçlü bir ekonomiyi inşa etmesi mümkündür.

Türkiye ve Yunanistan Neden Düşman Yapıldı?
Türkiye ve Yunanistan 1952’den bu yana NATO’dalar, 100 yıldan bu yana düşmanca silahlandırılıyorlar? Güya ABD 7/10 oranı ile silahlandırmada adaleti sağladı. Türkiye ve Yunanistan 450 yıllık ortak kültürel geçmiş, birbirini tamamlayan eşsiz bir coğrafya ve en uygun jeopolitik parametreler yönüyle federasyon yapısı içinde bulunmaları gereken iki ülkedir. Yunanistan’da siyasiler ve kilise yıllarca iki ülkeyi düşmanca bir yapı içinde tutmayı başardı. Yıllarca Türkler gelmesin diye doğu Ege Adalarını (Midilli, Sakız, Sisam, İstanköy) turizme açmadılar. Çünkü Yunanlı siyasiler şartlandırılmışlardı. Ama bu son kriz bir gerçeği ortaya çıkardı. Doğu Ege Adaları Türklerin sayesinde ekonomik krizi çok hafif atlattı veya yaşamadı. Çipras’ın Perikles kadar vizyonu varsa, Türkiye ile olan sorunları minimize ederek askeri harcamaları azaltabilir. Böylece halka verdiği sözleri tutma yolunda önemli bir tasarruf sağlayabilir. Maalesef Türkiye’nin böyle bir şansı yok. Çünkü her tarafımız her an ateş çemberine dönebilir. NATO’yu bile sorgulayabilen Çipras’ın partisi bunların altından kalkabilir mi? Bence kalkabilir. Öncelikle yapılması gereken Yunanistan’ı bağlantısız bir siyasi statüye sokmaktır. Yunanistan potansiyel kaynakları ile bu statüyü rahatlıkla sürdürebilir. Çipras’ın  modeli tutarsa bundan en fazla mutluluk duyacak kişi sanırım, Marksizm’e farklı bir yaklaşım sunan Fransız ekonomist Thomas Piketty’i olacaktır. Ancak bu noktada birçok soru gündeme gelecektir? Çipras dört bir yandan içerden ve dışarıdan baskı altına alınacaktır. Finans-Kapital Sistem kötü örnek Çipras’ı durdurmaya çalışacaktır. Çünkü kafalarında aşağıdaki olası soru ve senaryolar bulunmaktadır.

·         NATO’dan çıkacak Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi gibi Rusya’ya yanaşabilir mi?
·         Türkiye ile ezeli yapay düşmanlık Atatürk-Venizelos dostluğuna dönüştürebilir mi?
·         Euro’dan çıkma cesaretini göstererek ikinci Alman işgalinden kurtulabilir mi?
·         Çipras’ın sistemi başarılı olursa bu etki domino taşı etkisi yaratabilir mi?
·         Çipras, dünya ile özdeşleşmiş Yunan iş dünyası ve Kilise ile çatışma yaşayabilir mi?
·         Türkiye-Yunanistan-KKTC- Güney Kıbrıs anlaşarak, Kıbrıs’ı ABD, AB, İngiltere ve Rusya’nın nüfuz alanından çıkarabilirler mi?
 
Daha onlarca soru ve senaryo gündeme gelebilir. Soru ve senaryoların çokluğu Yunanistan temelinde bölgede ve dünyada ne kadar radikal bir değişim yaşandığını göstermektedir. Dünyada ilk olimpiyatlar Atina’da yapıldı. Zaman artık Batı’da da değişim zamanıdır. Bunun meşalesi de Atina’dan ateşlenebilir. Eğer Perikles gerçekten Atina’ya dönerse tarihe geçecek daha birçok şey yaşanabilir.
 
Ocak 2015


[1] Heredot'tan sonra Yunanlıların ikinci büyük tarihçisi ( MÖ: 460-400)
2 Ayşe Sina  Atinalı Perikles: Yaşamı ve Dönemi. Tiydem Yayıncılık Ankara 2011; dergipark.ulakbim.gov.tr/usakjhs/article/download/.../5000038606
[3] http://www.discovernewport.org/documents/industry-resources/ri-tsa-2013-with-regional-data.pdf
Diğer Yazıları
© 2018 TASAM Tüm hakları saklıdır.
Developer KILIC